Blog

Beynin Yapısı ve Gelişimi

Beynimizin her şeyle alakası vardır. Beynimiz ile kişiliğimizi, başkalarıyla iletişim kurma ve sevme kapasitemizi geliştirebiliriz. Vücudumuz gibi onun da kan dolaşımını düzenlemesini, büyümesini, bağlantılarını ve yeterliliklerini artırmasını sağlayabiliriz. 

 

Kişiliğimizin gelişmesine, sağlıklı bir birey olmamıza, öğrenmemize, başarılı olmamıza kadar bir konuda oldukça etkilidir beynimiz. Bundan dolayı ne kadar mucizevi olduğunu hatırlayalım ve gereken özeni gösterelim diye yapısı ve gelişim evreleri üzerine okuyup araştırdıklarımı sizler için kısaca özetledim:

 

Beynimizin 1,5 kg kadar ağırlığı vardır, genellikle vücut ağırlığının %2’si kadardır. Tükettiğimiz kalorinin ve aldığımız oksijenin %20’sini kadar kullanır. 

 

Yüz milyardan daha fazla nöron (sinir hücresi) içerir. Trilyonlarca glia denen merkezi sinir sisteminin bağlayıcı dokusu vardır. Hücreleri arasında birebir bağlantı (synap-ses-biyot) sayısı 40.000’den fazladır. Bu da evrendeki yıldız sayısından daha fazla bağlantısı var demektir.

 

Bir nöronun diğer nörona kendi sinyalini göndermesi ve uyarması elektrik sinyali ile olur. Bu sinyalin sinir hücrelerini dolaşma hızı ise saatte 80 mildir.

 

Gebelikte bazı zamanlarda bir fetüsün beyni dakikada 250.000 yeni sinir hücresi yapar. Bebekler 100 milyar nöronla doğarlar ama çok küçük bir bölümü bağlıdır. On yaşına kadar bir çocuğun beyni trilyonlarca bağlantı oluşturur. Araştırmalara göre ilk çocukluk deneyimleri beynin şekillendirilmesini ve donatılma yolunu etkilediğini göstermiş. Tabi ki beslenme ve çevreyi de unutmamak lazım.  

 

Beynin gelişimi özellikle ilk yıl boyunca çok hızlıdır. Beyin tetkikleri 12 aylık bebeğin beyninin genç bir yetişkininkine benzediğini gösterir. 3 yaşındaki bir bebeğin beynin oluşturduğu bağlantı sayısı yetişkin beynin 2 kat fazlasıdır. Dolayısıyla beyin aktivesi de o kadar fazla demektir yetişkinlere kıyasla. 3 ve 10 yaş arasındaki yıllar çok hızlı sosyali duygusal, zekasal ve fiziksel gelişme zamanıdır.

 

11 yaşında beyin fazla hızlı bir şekilde fazla bağlantıları budamaya başlar. Kullanılmayanlar budanırken, ilk yıllarda tekrar tekrar kullanılanlar devamlı hale gelir.

 

Son ergenlik dönemi ve 20 yaşlarının ortalarına kadar ise, beynin prefontal korteksi denilen ön bölümü (idareci beyin lobu bütün motor hareketler, planama, yargılama, dürtü kontrolü, düşündüğünü ifade etme gibi fonksiyonlardan sorumlu olan lob) gelişmeye devam eder. 25 yaşından sonra da beyin yavaş bir şekilde küçülmeye başlar.

 

Çocukluk döneminden yaşlanıncaya kadar beynin büyümesi, gelişmesi ve fonksiyonlarını sürdürmesi nöronların uygun şekilde uyarılmasına bağlıdır. Bunun en iyi yolu da zihinsel ve fiziksel egzersizler ve sosyal bağdır.

 

Aynı zamanda araştırmalar, meditasyon ve psikoterapi ile kişinin kendisine zarar veren davranışlarını oluşturan nöron bağlantılarının yeni bağlantılar oluşturularak değiştirebileceğini göstermiştir. 

 

Beyine en çok zarar veren aşırı alkol, sigara, kafein, uyuşturucu, zararlı ilaçlar, travma, stres ve endişeden mümkün olduğunca uzak durarak ve  sağlıklı beslenme ile de gelişimini ve fonksiyonlarını yerine getirmesini destekleyebilirsiniz.

 

TUĞBA ÖZTUĞ